HeSanaL

Teknolojik Anksiyetik Günlük
  • rss
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • Arşiv
  • İletişim

The Lost Room

HeSanaL | 01 Ekim 2009

the-lost-room

Sunshine isimli bir motelin 10 numaralı odası ve bu odayı açan bir anahtarın kahramanımızın eline geçmesi ile 3 bölümlük film tadında mini dizimiz başlar. Evet The Lost Room ( Kayıp Oda ) mini dizisi en basit anlatım şekli bu olur sanırım. Dizi, sıradan ile sıradan olmayan olayların arasında kalan dedektif ile kızının sürekliyici macerasını anlatıyor.

Sci-Fi Channel tarafından 2006 yılında yayınlanan mini dizisi olmasına rağmen en iyisi diziler arasında yerini aldı. İçerisinde bol gizem, gerilim ve bilim-kurgu öğeleri barındırıyor. Adeta Stephen King kitaplarından birini okuyormuş hissi veriyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse diziyi ilk izlemeye başladığım bir ân kendimi hikayenin Stephen King romanından alınmış olduğunu düşündüm. Her ne kadar hikaye Stephen King’den alınmasa da eminim dizinin senaristleri Stephen King hayranıdır. :)

the-lost-room-oda

The Lost Room, herhalde tanıtımı yapılırken çok spoiler verilebilecek yapımlardan birisidir. Aslında izleyicinin konuya dahil olması Joe Miller‘in ( Peter Krause ) bir anahtar bulması ile başlıyor. Joe’un bulduğu anahtar Sunshine isimli motelin 10 numaralı odasının anahtarıdır. Anahtar ile odaya istenilen kapıdan giriş yapılabilmekte ve istenilen yerdeki kapıdan çıkış yapılabilmektedir. Anahtarı ve odayı bir taşıt gibi görmekte bu durum da gayet mümkün gözüküyor. Fakat, 10 numaralı odanın içerisinde anahtar dışında pek çok gizemli nesne ve gereçler vardır. İşte basitçe olayların böyle başladığını söylebiliriz.

The Lost Room içerisinde barındırdığı öğelerden özellikle gizemli kısım ile dikkat çekiyor. Her bölümün 120 dakika olması ise diziyi bir nevi üçleme şeklinde filme çeviriyor. Özellikle bilim kurgu ve fantastik film serilerininde üçlemelerden oluştuğunu düşünürsek yapımcılar çok güzel kombinasyon yakalamış. Dizinin içerisindeki inanç olayları ise dinsel bakımdan ciddi tartışmalara yok açabilecek cinsden olduğunu söylemek gerekir.

Dizi, sonundaki boşluk ve içeriği öğeler ile izleyiciyi ekranın başına kilitlemekle kalmıyor, kısa dizi olmasına karşın en iyiler listesine girmeyi başarıyor.

Bookmark and Share

Benzer Yazılar

  • 25 Mart 2009 -- Stephen King – Duma Adası
  • 05 Nisan 2008 -- Stargate SG-1 ( 1997 – 2007 )
Kategori
Dizi
Etiketler
bilim kurgu, Gizem, Kayıp Oda, Peter Krause, Sci-Fi, Stephen King, The Lost Room

RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Kolera – Narsist Stargate Universe Başladı »

Yorum Yapın

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Arşivler

Son Yazılar

  • Yerküre’nin Ruhu Salif Keita
  • Stargate Universe Başladı
  • The Lost Room
  • Kolera – Narsist
  • Jennifer’s Body ve Afişi
  • Cinnet Modern – İsmail Kılıçarslan
  • Transformers: Revenge of the Fallen
  • Ben X Kendi Hiçliğini Anlatıyor
  • Cristiano Ronaldo’nun İronik Ödül Meselesi
  • True Romance

Etiketler

Altın Küre Emmy Facebook Golden Globe Google Gregory House House House M.D. Hugh Lauire Kara Şövalye Kolera Komedi Dükkanı Melankolia Sagopa Kajmer Sosyal Ağ Stargate tanıtım The Dark Knight yasak Özer Atik

Kategoriler

  • Acemi Linuxcu
  • Askerlik
  • Beyaz Perde
  • Bilgisayar
  • Dizi
  • Edebiyat
  • Güncel
  • Günlüğüm
  • İnternet
  • Köşe Yazılarım
  • Müzik
  • Teknoloji

Bağlantılar

  • Divxplanet
  • IMDB
  • Siyah Sinema

Yığınsal Yorumlar

524 istenmeyen yorum
engelleyen
Akismet

Sayaç

SiteBilgi.net

Meta

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS
  • WordPress.org
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox