1
Ekim

The Lost Room

Yazan: HeSanaL  |  Kategori: Dizi  |  Okunma: 2.867 defa

the-lost-room

Sunshine isimli bir motelin 10 numaralı odası ve bu odayı açan bir anahtarın kahramanımızın eline geçmesi ile 3 bölümlük film tadında mini dizimiz başlar. Evet The Lost Room ( Kayıp Oda ) mini dizisi en basit anlatım şekli bu olur sanırım. Dizi, sıradan ile sıradan olmayan olayların arasında kalan dedektif ile kızının sürekliyici macerasını anlatıyor.

Sci-Fi Channel tarafından 2006 yılında yayınlanan mini dizisi olmasına rağmen en iyisi diziler arasında yerini aldı. İçerisinde bol gizem, gerilim ve bilim-kurgu öğeleri barındırıyor. Adeta Stephen King kitaplarından birini okuyormuş hissi veriyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse diziyi ilk izlemeye başladığım bir ân kendimi hikayenin Stephen King romanından alınmış olduğunu düşündüm. Her ne kadar hikaye Stephen King’den alınmasa da eminim dizinin senaristleri Stephen King hayranıdır. :)

the-lost-room-oda

The Lost Room, herhalde tanıtımı yapılırken çok spoiler verilebilecek yapımlardan birisidir. Aslında izleyicinin konuya dahil olması Joe Miller‘in ( Peter Krause ) bir anahtar bulması ile başlıyor. Joe’un bulduğu anahtar Sunshine isimli motelin 10 numaralı odasının anahtarıdır. Anahtar ile odaya istenilen kapıdan giriş yapılabilmekte ve istenilen yerdeki kapıdan çıkış yapılabilmektedir. Anahtarı ve odayı bir taşıt gibi görmekte bu durum da gayet mümkün gözüküyor. Fakat, 10 numaralı odanın içerisinde anahtar dışında pek çok gizemli nesne ve gereçler vardır. İşte basitçe olayların böyle başladığını söylebiliriz.

The Lost Room içerisinde barındırdığı öğelerden özellikle gizemli kısım ile dikkat çekiyor. Her bölümün 120 dakika olması ise diziyi bir nevi üçleme şeklinde filme çeviriyor. Özellikle bilim kurgu ve fantastik film serilerininde üçlemelerden oluştuğunu düşünürsek yapımcılar çok güzel kombinasyon yakalamış. Dizinin içerisindeki inanç olayları ise dinsel bakımdan ciddi tartışmalara yok açabilecek cinsden olduğunu söylemek gerekir.

Dizi, sonundaki boşluk ve içeriği öğeler ile izleyiciyi ekranın başına kilitlemekle kalmıyor, kısa dizi olmasına karşın en iyiler listesine girmeyi başarıyor.

 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın