news and informations automotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travelautomotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travel

Aşk filmlerinde çok görmüşüzdür. Bir aşık gözünden hikayeyi izleriz. Herşey mutlu sonla biter, arada yaşananlar ise unutulur. İnsanoğlu nasıl zevk düşkünü bir budala olduğu filmi sonu ile aklımızdan da silinir. Yanlış anlaşılmasın Ben X bir aşk fimi değil. Aşk filmi olmaması da güzel olmuş. İnsanın içini acıtan filmlerin büyük çoğunlukla aşk filmi olması nasıl bir çıkmazdır. Ben X belki bu arada gözüme bir gerçeği göstererek hem sinemacılık adına tabuları yıkıyor, hem de yaşam da neler olduğunu gösteriyor. Film Hollywood fimi bile değil. Aslında bu kadar abartılan Hollywood’un bir çok yönetmenine tokat gidip cevap yapıştıran bir Belçikalı olan yönetmen Nic Balthazar‘a ellerinde hayat buluyor.
Filmi izlerken bazı sahnelerde kanımın durduğunu hissetiğimi söylemek isterim. Ben X’in hikayesinin çoğunu kendi ağzından dinliyor ve izliyoruz. Ben X bize insanları kendileri gibi olmayan insanlara nasıl özelsin diye kandırmasını ve onu değersiz bir et parçası gibi görmezden gelmesini anlatıyor. Devamını oku »
news and informations automotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travelautomotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travel 
Futbol ile ilgili yazı yazmayı pek seven biri değilimdir. Nasılsa herkes bu konu da bilgi sahibi olduğu bir ülke de yaşıyoruz. Yine de Cristiano Ronaldo’nun başrolünde olduğu bir olay var ve için de öyle bir ironik barındırıyor ki futboldan bile önemli olduğu düşünüyorum. Cristiano Ronaldo’ya bir ödül veriliyor ama Cristiano Ronaldo bu ödülü almaya tenezzül etmiyor. Aslında durum bu kadar basit ama verilen ödülün verilme amacı ve verilen kişinin özelliklerini karşılaştırınca ancak tebrik ederim diyebiliyorum. Devamını oku »
news and informations automotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travelautomotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travel 
Quentin Tarantino aşk diyor. Garip ama gerçek Quentin Tarantino sinema ilk ( Reservoir Dogs filminden sonra tabi ) sağlam adımlarından biri aslında bir aşk filmi ile atmıştır. Her ne kadar yönetmeyi çok istemiş olsa da o zamanlar senarist / yönetmen kişiliğinden çok vasat oyunculuğuyla akıllarda olması nedeni ile True Romance filminin haklarını satmak zorunda kalmıştır. Böylece filmi yönetmen Tony Scott‘a nasip olmuştur. True Romance‘nin yönetmen koltuğun Tony Scott olsa da buram buram Quentin Tarantino koktuğunu söylememiz gerekiyor. Aşk, aksiyon, suç, gerilim vb. için de barındırdığı özelliklerle Quentin Tarantino‘nın kendine hâs uslubunun en önemli örnekleri arasında giriyor.
Quentin Tarantino patlama yaptığı Pulp Ficton filminin habercisi ve Natural Born Killers‘in hikayesi için zemin hazırlıyor. Quentin Tarantino senaryoyu yazarken düşünüp düşünmediğini bilemeyiz ama film tam anlamıyla bir aşk filmi olduğunu düşünüyorum. Clarence Worley ve Alabama Whitman‘in perde de görmeye hasret kaldığımız türden bir aşk hikayesini anlatıyor. Devamını oku »
news and informations automotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travelautomotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travel 
İtalya liginin 2 köklü takımı karşı karşıya geliyor. Her ikisi de şampiyonluğa oynayan ve şampiyonlar ligi kupası için yarışan Inter ve AC Milan takımları. Bu iki takımında 2 futbolcu aralarında oynadıkları bir maç esnasında taraftarların çıkardığı olaylarda birlikte nasıl da bekliyorlar. Olaylardan uzakta hem olayları izleyerek hem de sohbet ediyor. Şimdi dönelim ülkemize bu sefer ülkemizin iki köklü takımı biri taraftarımı olduğum Fenerbahçe diğer ise Galatasaray ve iki takımında sayısız başarı var. Bir de onları saha da görelim. Devamını oku »
news and informations automotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travelautomotive,business,crime,health,life,politics,science,technology,travel 
Dizi adını anlaşıldığı gibi dizinin baş karakteri olan Dr. Gregory House’un soyadından alıyor. Dr. House, Amerikanın’nın New Jersey eyalaetinde bulunan Princeton-Plainsboro Teaching Hospital’da hastalık tanı merkezinin başında görev yapmaktadır. Görevini farklı doktorların çözümleyemediği hastalıkları çözümlemek olarak söyleyebiliriz. House M.D. dizisinin sevilmesinin en büyük etkisi ise konusu ikinci plana atabilecek kadar iyi tasvir edilmiş olan başrol karakteri Gregory House’un kişisel olduğunu belirtmek gerekir.
Gregory House karakteri yaşam ilkesi olarak kendisine “Herkes yalan söyler.” lafını belirlemiştir. Klinik incelemeye gelen hastalar, çalışan personel hatta arkadaş(lar)ı dahi olsa bu ilke geçerlidir. Gregory House karakterine hayat veren Hugh Laurie ise House M.D. dizisinde oyuncu dersi veriyor. Devamını oku »