7
Şubat

Gossip Girl

Yazan: HeSanaL  |  Kategori: Dizi  |  Okunma: 2.655 defa

Gossip Girl

Gossip Girl, Ceicily von Ziegesar‘ın aynı adı taşıyan 12 serilik romanından esinlenilerek yapılan klasik gençlik dizilerine benzemekte. Dizinin yapımcısı ve senaristi The O.C. dizisininde yapımcılığını ve senaristliğini yapmış olan Josh Schwartz‘dır.  Josh Schwartz, batı yakasının zengin gençlerinin hayatlarına el atııktan sonra anlaşılan sıra doğu yakası zenginlerine gelmiş.  The O.C.’nin bitmesi One Tree Hill’in de lise dönemini bitirmesi ile lise gençlik dizisi kalmadı derken karşımıza çıktı Gossip Girl.

Gossip Girl, klasik gençlik dizilerin ortak noktası olan unsurları içinde bulundurken daha anlatım şeklinden diğerleri ile ayrılıyor. Dizi kendine XOXO Gossip Girl diyen bir hatun tarafından anlatılıyor ve olayları kendi blogunda duyurarak bir nevi okul gazeteciliği yapıyor. Hatta bazen dizinin ana karakterleri bile başlarından geçen olayları Gossip Girl Blogundan öğreniyorlar.

Dizi 6 ana karakter çevresinde gelişmekte olsa da dizinin ana karakteri Serena van der Woodsen ( Blake Lively )’nin çevresinde şekillenmektedir. Kendisi çeşitli sebeplerle evinden ayrılıp yatılı okulan giden genç kızdır. 1 yıl kalıp geri geldiğinde dizimizin başlangıcı olur. Dizinin en popüler kızı olduğu için gelişi olay olur ve gidişinin sebepleri, dönüşünün sebepleri ve arkadaşları ile olan ilişkileri sorgulanmaktadır. Dizinin diğer bir ana karakteri Blair Waldorf ( Leighton Meester )’dır. Blair, Serena’nın en iyi arkadaşıdır. Bununla birlite arkadaşının kendisinden habersiz gitmesi ile arkadaşlık bozulmuştur. Aralarındaki arkadaşlık bozulmuş hatta erkek yüzünden Blair olayı rekabete götürmüştür.

Dizinin diğer karakterleri yani başroldeki erkek karakterdir. Nate Archibald ( Chace Crawford , blair’ın sevgilisi ve zamanında Serena ile bir vukuatı olan erkak arkadaştır. Chuck Bass  ( Ed Westwick ) her dizi de bulunan keyfine düşkün, sapık ve zengin delikanlıdır. Nate’in en iyi arkadaşı ve entrika uzmanıdır. Bana göre dizinin başroldeki erkek karakteri ise Dan Humphrey ( Penn Badgley ) ise dizinin mahmur aşığıdır. Kendisi uzun zamandır Serena’ya aşıktır. Kendisi dizinin bir nevi küçük emrahı gibidir. Tabi klasik küçük emrah tiplemesi gibi değil. Tam tersi zeki, komik ve çalışan bir kişiliğe sahiptir. Tek sorunu sesiz ve çekingen olmasıdır.  Serena’nın dönüşü ve tesadüfleri ile Dan’de kendisini olayların içinde buluverir.

Bunların dışında Dan’ın küçük kardeşi Jenny Humphrey ( Taylor Momsen )  saf ve iyilik sefer bir şekilde dizide boy gösteriyor. Dan’ın babası olan Rufus Humphrey ( Matthew Settle ) eski bir rock yıldızı ve şuan ufak çaplı bir sanat galerisi işletmektedir. Eşi ile boşanmış ve maddi açıdan sıkıntılıdır. Son olarak her dizi de olan anne karakteri vardır. Serena’nın annesi Lily van der Woodsen ( Kelly Rutherford ) şuana kadar pek iyi birşey yaptığını göremedik. Geçmişinde ise Rufus ile birşeyler yaşadığı bilinmektedir.

Gossip Girl, The O.C. sonrası boşlukta olan gençlik dizisi severlere hızır gibi yetişmiştir. Her bölümde yeni bir olay yeni bir renk vardır. Bu gençlik dizilerin azalmaya başladığı ortamda bu türü seven ( benim gibi ) dizi severler için izlenmesi gerekiyor.

 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın