HeSanaL

Teknolojik Anksiyetik Günlük
  • rss
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • Arşiv
  • İletişim

David Fincher ve Karanlık Filmleri

HeSanaL | 06 Şubat 2008

david-fincher.jpg    Se7en, Oyun, Dövüş Kulübü, Panik Odası ve son filmi Zodiac ile  hiç değişmeden kendi karanlık şehir kurgusu ile şehrin köhneliğini bozulmuşluğu ve motonluğunu çok iyi bir şekilde betimliyerek sinema severleride filminde birer oyuncu haline getiriyor. Film izlemek ile yaşamak arasında bir noktaya bulmamızı sağlıyor adeta ve bunu yaparken  bundan keyif aldığım çok açık.

Yedi/Se7en ile  inşa etmeye başladığı kendi karanlık şehri ile izleyiciye modern hayatın içimize ne derece karartığını, konu olarak da yeni büyük günahı ( Hristiyanlık Dininde ) ele alarak belki de dünyanın son durumu kendi kurgusu ile betimliyor. Tabi Se7en ile başlayan bu süreç Oyun/The Game ile aynen devam ediyor. David Fincher dünyaya güneş gözlüklerinin ardından bakıyor.  Karanlık merakı ve bozulmuş şehir kurgusuna belki de en önemli eseri olan Dövüş Kulübü/Fight Club ile bir derece daha ileri götürek şizofreniyi ekliyor. Böylece çıtayı bir derece daha yükseltmiş oluyor. Modern yaşamın insanın nasıl psikolojisini bozduğunu paranın insan hayatına mutluluk getirmediği insanın içindekileri bir şekilde dışarı atmasını yoksa nasıl bir patlama olacağını izleyiciyi adeta yaşatıyor. Ardından Panik Odası/Panic Room ile kurgusuna sıkılmışlığı tedirginliği iyice ekliyor. Belki diğer filmlerinde etki bu film de olmasa da her zaman ayrı bir yeri olacaktır bu filmin izleyicide…

David Fincher tam kendi sinemasal atmosferini kurdu derken karşımıza “Zodiac”  adlı kendi gençliğine dayanan gerçek bir hikayeyi ele alıyor. Üstüne birde David Fincher tam bir olgunluk filmi çekerek adını çoktan yazdığı en iyi sinemacılar listesinde en üst sıralara taşımayı başardı. Atmosfer olarak 60 ve 70′li yılların atmosferini o zamanlar çekilmiş filmler kadar iyi aktaran yönetmen ustalığını bir yıldız daha ekledi.

Karanlık film deyince ilk akla gelen isim olan David Fincher bunu dileğinin hakıyla elde ettiğini hepimiz muhakkat eminiz. Filmlerinde değişmeyen modern hayatın bozuklukları, süpriz sonları, toplumsal dokundurmaları ve sanki güneş gözlükleri ile izlediğimizi zannettiren karanlığı sayesinde kendi sinema kültürü sinema dünyasına yeni bir vizyon kazandırdı. Artık her filmi merakla beklenen sinema dünyasına yeni ne kazandıracak diye beklediğimiz bir yönetmen var karşımızda…

Bookmark and Share

Benzer Yazılar

  • No Related Post
Kategori
Köşe Yazılarım

RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Mubah Suç Gossip Girl »

Yorum Yapın

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Arşivler

Son Yazılar

  • Yerküre’nin Ruhu Salif Keita
  • Stargate Universe Başladı
  • The Lost Room
  • Kolera – Narsist
  • Jennifer’s Body ve Afişi
  • Cinnet Modern – İsmail Kılıçarslan
  • Transformers: Revenge of the Fallen
  • Ben X Kendi Hiçliğini Anlatıyor
  • Cristiano Ronaldo’nun İronik Ödül Meselesi
  • True Romance

Etiketler

Altın Küre Emmy Facebook Golden Globe Google Gregory House House House M.D. Hugh Lauire Kara Şövalye Kolera Komedi Dükkanı Melankolia Sagopa Kajmer Sosyal Ağ Stargate tanıtım The Dark Knight yasak Özer Atik

Kategoriler

  • Acemi Linuxcu
  • Askerlik
  • Beyaz Perde
  • Bilgisayar
  • Dizi
  • Edebiyat
  • Güncel
  • Günlüğüm
  • İnternet
  • Köşe Yazılarım
  • Müzik
  • Teknoloji

Bağlantılar

  • Divxplanet
  • IMDB
  • Siyah Sinema

Yığınsal Yorumlar

524 istenmeyen yorum
engelleyen
Akismet

Sayaç

SiteBilgi.net

Meta

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS
  • WordPress.org
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox